İmsak Vakti a 02:00
Siirt °
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
  • Siirt Olay Haber
  • Güncel
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Tüm bölgemizi kasıp kavuran kriz fırtınasından Türkiye’yi suhuletle çıkartmakta kararlıyız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Tüm bölgemizi kasıp kavuran kriz fırtınasından Türkiye’yi suhuletle çıkartmakta kararlıyız”

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde toplandı.

Giriş: 15 Ekim 2024 12:36

Kaynak: "Bülten"

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde toplandı.

Saat 15.50’de başlayan toplantı, yaklaşık 3 saatin ardından sona erdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine Toplantısı’nın ardından millete seslendi

Türkiye Yüzyılı’nın inşası için içeride ve dışarıda gece gündüz koşturmaya devam ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:

“Daha adil bir dünya, daha müreffeh bir Türkiye idealine ulaşıncaya kadar inşallah durmadan dinlenmeden çalışacağız. Son kabine toplantımızdan bu yana iç siyasette ve dış politikada yine yoğun bir gündemle çalışmalarımızı sürdürdük. 1 Ekim Salı günü Türkiye Büyük Millet Meclisimizin 28. Dönem 3. Yasama Yılı’nın açılışını yaptık. Meclis hitabımızda Türk demokrasisini darbe anayasası utancından bir an önce kurtararak yeni, sivil bir anayasayla buluşturma irademizi teyit ettik. 12 Eylül rejiminin silah dipçiğiyle millete dayattığı mevcut anayasamızın, yapılan onca revizyona rağmen Türkiye’ye ve demokrasisine dar geldiğini, Türkiye’nin ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak olduğunu her geçen gün net bir şekilde görebiliyoruz. Önyargıların esiri olarak ileri demokrasi hedefimize varılamayacağını herkesin idrak etmesini bekliyor, tüm siyasi partilerin yeni anayasa çağrımıza yapıcı cevap vermelerini samimiyetle temenni ediyoruz. Anayasa’nın ilk 4 maddesiyle ilgili, daha önce defalarca kamuoyuna açıkladığımız üzere partimizin ve Cumhur İttifakı’nın herhangi bir sorununun olmadığını, ilk 4 madde üzerinden yapılan tartışmaların da sürece katkı sağlamadığını tekraren ifade etmek istiyorum.”

“Son saldırılar endişelerimizin yerinde olduğunu gösterdi”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni yasama yılı açılışında Türkiye’nin karşı karşıya olduğu güvenlik sınamalarını da kamuoyuyla paylaştıklarını anımsatarak, şunları söyledi:

“İsrail’in Gazze’ye saldırısıyla yaktığı ateş, dini fanatizmle hareket eden mevcut hükûmet tarafından tüm bölgeye yayılıyor. 7 Ekim’den itibaren meselenin ne Gazze ne de Hamas olmadığını, asıl niyetin işgal politikasını devam ettirmek olduğunu çok sık dile getirdik. İsrail’in Gazze’de durmayacağını, gözünü bölgedeki diğer ülkelere dikeceğini ilk günden beri her fırsatta ifade ettik. Bu ikazlarımızdan dolayı bazı dostlarımızın ve ülkemiz içindeki malum kesimlerin haksız eleştirilerine maruz kaldık. Bizi niyet okuyuculuğuyla, krizi abartmakla itham edenler oldu. Bizi dış politikayı iç siyasete alet etmekle suçlayanlar oldu. Ancak İsrail’in Lübnan’a yönelik başlattığı son saldırılar, endişelerimizin ne kadar yerinde olduğunu bir kez daha gösterdi.”

“Hakikatleri gür bir sesle dillendirmeye devam edeceğiz”

Netanyahu kabinesinden yapılan açıklamaların, İsrail’in Lübnan’ı işgalle yetinmeyeceğini çok net biçimde işaret ettiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

“İsrail yönetiminin Lübnan’daki Birleşmiş Milletler Geçici Barış Gücü’ne saldıracak, Barış Gücü’nü tehdit edecek kadar küstahlaşması, idrak kapıları hâlen açık olanlar için konunun ciddiyetini ispata kâfidir. Burada şunu da söylemek zorundayım. Kendi personellerini dahi koruyamayan bir Birleşmiş Milletler görüntüsü, uluslararası sistem adına utanç ve kaygı vericidir. Güvenlik Konseyi’nin İsrail’i durdurmak için daha neyi beklediğini açıkçası biz de merak ediyoruz. Düşünebiliyor musunuz? İsrail tankları UNIFIL bölgesine giriyor, Barış Gücü askerlerine saldırıyor, hatta bir kısmını yaralıyor. Ancak Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tüm bu haydutlukları tribünden sadece seyrediyor. Bunun adı acizliktir. İsrail saldırganlığına teslim olmaktır. Biz işte bunun için yıllardır ‘Dünya 5’ten büyüktür’ diyoruz. Bu adaletsiz tablonun değişmesi için bundan sonra da hakikatleri gür bir sesle dillendirmeye devam edeceğiz.”

“Gereken tüm tedbirleri alıyoruz ve alacağız”

Siyonist emeller peşinde koşan İsrail hükûmetinin, Amerika ve Avrupa’nın koşulsuz desteğini aldığı müddetçe saldırılarını durdurmayacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

“Dışişleri ve Savunma bakanlarımız, Meclisin kapalı oturumunda amacın, niyetin, asıl planın ne olduğunu izah etmişlerdir. 7 Ekim sonrasındaki vahşete rağmen tehdide gözlerini kapatanlara ne yaparsak yapalım bazı gerçekleri kabul ettiremeyeceğimizi biliyoruz. Bugün İsrail’in gönüllü sözcülüğünü üstlenenlerin geçmişte bölücü terör örgütünün Suriye uzantısı içinde aynı cümleleri kurduklarını unutmadık.

Terör tehdidini bertaraf etmek amacıyla Suriye’nin ve Irak’ın kuzeyine yönelik operasyonlarımıza en fazla tepki gösterenler de yine bunlardı. FETÖ ihanet çetesine karşı mücadelemizi dinamitlemeye çalışanların aynı kesimler olması elbette şaşırtıcı değildir. Bakınız burada mesele asla tehdidin kaynağı değildir. İdrak melekelerinin tamamen kapalı olmasıdır. Öyle bir hayal dünyasında yaşıyorlar ki hem Türkiye’nin gerçeklerinden kopuklar hem de bölgemizi ve dünyayı takip etmekten acizler. Gelişmeleri Türkiye eksenli okumak yerine, Batı merkezli okuma hastalığından kendilerini bir türlü kurtaramıyorlar. Tekrar ediyorum, Savunma ve Dışişleri Bakanlarımız karşımızdaki tabloyu çok net biçimde ortaya koymuşlardır. Tüm bu gerçeklere rağmen ülkenin ve milletin güvenliğine dair meseleleri, polemik konusu yapanları milletimizin takdirine bırakıyorum. Biz onlara itibar etmeden gereken tüm tedbirleri alıyoruz ve alacağız. Ülke olarak caydırıcılık gücümüz ne kadar yüksek olursa bölgemizdeki ateşten kendimizi koruma imkânımızın o derece artacağının farkındayız. Tüm bölgemizi kasıp kavuran bu kriz fırtınasından Türkiye’yi suhuletle çıkartmakta kararlıyız.”

“İhtiyaç olması hâlinde tahliye operasyonlarımız sürecek”

Yakından ilgilendikleri bir başka acil konunun Refah Sınır Kapısı’nın İsrail güçlerince işgalinin ardından Gazze’ye ulaştırılan yardım miktarında düşüş olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

“İsrail özellikle bölgede önemli faaliyetler yürüten Filistin Mültecilerine Yardım Ajansını terörize ederek yardımları engellemeye çalışıyor. Kış mevsimi gelmeden mümkün olan tüm yolları kullanarak, ihtiyaç sahibi Gazze halkına yardımlarımızı ulaştırmanın gayretindeyiz. Artan hava ve kara saldırıları karşısında Lübnan’daki vatandaşlarımızın tahliyesini de gerçekleştiriyoruz. Geçtiğimiz günlerde hem bölgeye 300 ton civarında yardım ulaştırdık hem de Beyrut Limanı’ndan Bayraktar ve Sancaktar gemilerimizle toplam 966 kişinin tahliyesini yaptık. İhtiyaç ve talep olması hâlinde tahliye operasyonlarımız sürecek. Buradan bir kez daha Deniz Kuvvetleri Komutanlığımızı, AFAD’ımızı, MİT Başkanlığımızı, sürecin koordinasyonunu yürüten Dışişleri ve Savunma bakanlıklarımızı ayrı ayrı tebrik ediyorum. Böylesi insani bir meselede dahi ırkçı atak geçiren, yalan ve iftiralarla tahliye operasyonumuza kara çalan gazeteci ve siyasetçi kılıklı insanlık müsveddelerini de milletimizin vicdanına havale ediyorum.”

Türkiye’nin markası hâline dönüşen TEKNOFEST’in dokuzuncusunun Adana’da gerçekleştirildiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir gençlik destanı olarak görülen TEKNOFEST’in 2018’ten beri dalga dalga büyümesinin gurur vesilesi olduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TEKNOFEST’in 14 farklı kategoride 4 bin 333 takım ve 20 bin yarışmacıyla başlandığını belirterek, bu sene 50 farklı kategoride 790 binden fazla takım, 1 milyon 650 binden fazla yarışmacıya ulaşıldığını söyledi.

Çoğu genç 1 milyon 100 bin kişinin ziyaret ettiği, TEKNOFEST Adana’nın Türkiye’nin geleceğine dair umutları tekrar güçlendirdiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’yi savunma ve ileri teknolojilerde hak ettiği yere getirene kadar bu yolda sabırla yürüyeceklerini vurguladı.

Savunma sanayisinde muhatap olunan gizli, açık pek çok ambargoya rağmen nereden nereye gelindiğini milletin çok iyi bildiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin insansız hava araçlarında dünyanın ilk üç, dört ülkesi arasında yer aldığını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İHA ve SİHA satış sayısında ise zirvede Türkiye olarak biz varız. Geçen yıl bu alanda dünya genelinde satışların yüzde 65’i Türk savunma sanayisi şirketleri tarafından gerçekleştirildi. 2023’te savunma ihracatımız 5,6 milyar dolar rakamını yakaladı. Türkiye’nin savunma ve havacılık ürünleri, ihracat gelirleri ocak-eylül döneminde geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 12,2 arttı. Böylece ihracatımız yıllık bazda yüzde 10,4’lük yükselişle 6 milyar doları geçti.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2024’te 178 ülkeye ürün ihraç ederek ciddi rekora imza atıldığına dikkati çekerek, savunma sanayisinin seferberlik ruhuyla desteklenmesinin sürdürüleceğini, millî teknoloji hamlesiyle çok daha iyi yerlere gelineceğini söyledi.

21. yüzyılı, Türkiye Yüzyılı yapma hedefine kilitlenilen bir süreçte inovasyon ve ileri teknolojide yakalanacak başarının vazgeçilmez olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun için her şeyden önce dünyadaki gelişmeleri doğru okuyacak, çığır açmış teknolojilerin kuluçka dönemlerini çok iyi analiz edecek ve bugünü kurtarmayı kâfi görmeyerek yarınları doğru planlayacağız.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2024-2025 Akademik Yıl Açılışında diğer hususlarla birlikte özellikle bilimsel araştırmalarda üniversitelerden beklentileri vurguladıklarını hatırlatarak, yeni akademik yılın öğrencisi, öğretim görevlisi ve çalışanıyla tüm üniversite camiası için hayırlı olmasını diledi.

Kaynak: İletişim Başkanlığı

Diğer Haberlerimiz
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Cumhurbaşkanı Erdoğan, IRF 2024 Dünya Kongresi’ne video mesaj gönderdi

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.